Uyarıyoruz, Sosyal Devlete Sahip Çıkın
Kırkağaç İlçe Eğitim Temsilciliği dün bir basın açıklaması yayınladı. İşte Kirkagac.NET aracılığıyla yayınlanan basın açıklaması;
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın ve Milli Eğitim Müdürlükleri‘nin “zorunlu bağışın yasal olmadığı ve okul idarelerince zorunlu bağış istenemeyeceği” şeklindeki açıklamalarına rağmen; okul yöneticileri tüm bunları görmezden gelerek birinci sınıf öğrencilerinin adrese dayalı kayıt sistemi uygulandığı halde; kayıtlarda ayrıca diploma vermede ve sürekli aidat alma şeklinde usulsüzce bağış istemektedir.
Okul İdareleri;
“Milli Eğitim Müdürlüğünden ve bakanlıktan eğitim öğretime yönelik yardım, ödenek alamadıklarını, eğitim - öğretimi sürdürmek için mecbur kaldıklarını” söylemektedirler.
Okul Aile Birlikleri üyeleri dilenci gibi esnaftan,belediyeden ve işadamlarından okulun ihtiyaçları karşılamak - borçlarını ödemek için yolları arşınlamaktadır.
Bundan şu sonuç çıkmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı okullara ayıracağı eğitim - öğretim ödeneği, okul ve eğitim bölgeleri arasındaki okulların eğitim – öğretim seviyesini, başarı durumunu bilmemektedir. Velilerden çeşitli yollarla para toplayarak “ne koparırsam kârdır “mantığını gütmektedir. Eğitim- öğretimi paralı hale getirmenin yolu açılmaktadır.
Eğitim kurumlarının fiziki yapılarındaki eksiklikler, ödenek verilmemesi yâda yetersiz ödenek verilmesi, ders araç gereçlerinin yetersizliği, spor, sanat ve kültürel alandaki sorunlar, eğitimin olmazsa olmazı olan, öğretmen sayısının yetersizliği eğitim alanındaki sorunları büyütmüş, sorunlar yumağı haline getirmiş durumdadır. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza, gençlerimize ve eğitim – öğretime yeterince yatırım yapılmadığı anlamı çıkmaktadır.
Biz yine de Eğitim Sen olarak diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Kendi çıkardığı yasa ve yönetmeliklere uymalıdır. Eğitim hakkı ile ilgili ulusal ve uluslar arası altına imza attığımız bazı yasal yükümlülükleri yerine getirmelidir. Çocukların eğitim haklarından sağlıklı bir şekilde yararlanmaları için ulusal ve uluslararası belgelerde konunun önemi aşağıdaki gibi vurgulanmıştır.
ULUSLAR ARASI BELGELER:
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi madde -26:
“1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel öğrenim aşamalarında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitim herkese açıktır. Yüksek öğrenim, yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır.”
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi madde - 28:
“Taraf devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temelinde tedricen( azar azar) gerçekleştirilmesi görüşüyle: İlköğretimi herkes için zorunlu ve parasız hale getirirler…”
ULUSAL BELGELER:
T.C Anayasası madde 42: İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.”
222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu madde 2: “İlköğretim, ilköğrenim kurumlarında verilir; öğrenim çağında bulunan kız ve erkek çocuklar için mecburi, devlet okullarında parasızdır.”
1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu: Madde 8: “Eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkân eşitliği sağlanır. Maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımlar yapılır.”
Madde 16 : “…Öğrenci velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlanamaz.”
Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer imzalı B.08.0.MÜB.003.00.00-01 0.06/ 577 sayı 10/07/2011 tarihli 2011/40 sayılı genelgesi ile Öğrenci Kayıt Ve Kabullerinde Diplomalar Karşılığı Bağış Alınmaması açıkça belirtilmektedir.
“…İlköğretim kurumlarında şubelerin oluşturulmasında öğrencilerin başarı durumlarına göre özel sınıf oluşturulma uygulamalarının Anayasa ve insan hakları açısından sakıncalar oluşturduğu"
“…İlköğretim okullarımızın birinci sınıflarına kayıtlar; çocukların Ulusal Adres Veri Tabanındaki adres bilgileri esas alınarak ikametlerine en yakın okula merkezi sistemle yapılmaktadır. Öğrencilerin öğrenim görecekleri şubelere aktarılması ve öğretmenlerinin belirlenmesi ise özel sınıfların oluşturulmamasına dikkat edilerek okul yöneticileri tarafından belirlenmektedir” görüşlerine yer vermiştir.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı;
“ *başarılı öğrencilerin bir sınıfa, az başarılıların ise başka sınıflara alınması uygulamasını, Sınav notu ve dönem başarı ortalaması gibi gerekçelerle seviye sınıfları oluşturulmasının uygun olmayacağı,
* böyle bir sınıflamanın çocuk haklarıyla da bağdaşan yanının olmadığı,
* İlköğretimin çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerinin şekillenmeye başladığı bir dönem olduğu, bu uygulama olumsuzluklar oluşturabilecek, güven ve iş başaramama duygusunun kendisinde yaşamın bir parçası haline geldiği düşüncesinin yer etmesine zemin hazırlayarak atılım, girişimcilik, araştırıcılık, sorgulayıcılık gibi programlarımızın temel felsefesini oluşturan bu yetilerin çöküntüye uğramasına zemin hazırlayabilecektir şeklinde değerlendirmiştir.”
Bu kadar sorun içinde çocuklarımızın eğitim ortamlarına erişimlerinin sağlanması için çaba sarf edilirken bazı yöneticilerin “seviye sınıfları” oluşturma sevdası içinde oldukları ve bu sevdalarından vazgeçmedikleri görülmektedir. Velileri “yolunacak kaz “görme huyundan vazgeçilmelidir.
Aslında bu konuyla ilgili tek muhatap ve sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Eğitime genel bütçeden yeterli pay ayırsa bu tür sorunlar yaşanmayacaktır. Nitelikli eğitim ancak yeterli bütçe ayrılarak yapılabilir. Milli Eğitim Bakanlığı “İşsizlik, yokluk, yoksulluk, dar gelirli olma gibi” zor hayat koşularının faturasını velilere ve ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza ödettirmemelidir.
Okula kayıt yaptıran öğrencilerden kayıt parası istemek, suç işlemektir. Bu tür uygulamada bulunan ilköğretim okulları yöneticileri bu tutumlarından vaz geçmelidirler. Velilerimizin, haklarına sahip çıkarak, bu tuzağa düşmemelerini istiyoruz. Unutulmamalıdır ki bağış yapmak gönüllülük işidir. Konuyla ilgili olarak yetkililerden gerekli tedbirleri almalarını bekliyoruz.
Eğitim Sen olarak bu tür yanlış uygulamaların takipçisi olacağız. Yaşanan olumsuzlukları kamuoyu ile paylaşacağız.
EĞİTİM SEN, daima onurlu, ilkeli, belirli hedefler doğrultusunda hareket eden, emekçi hareketin güçlenmesini, büyümesini, birleşmesini amaçlayan bir yön çizmiştir.
EĞİTİM SEN,Emekçilerin çıkarlarının aynı zamanda tüm toplumun da çıkarları olduğunu varsayar.
EĞİTİM SEN, Toplumsal servetin yaratılması ve paylaştırılması süreçlerine emekçiler lehinde müdahale edilmesini amaçlar”,
EĞİTİM SEN, Faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, baskılara karşı özgürlük, ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların kardeşliği için mücadele etmeyi”, amaçlar.
EĞİTİM SEN’in kökü tek bir yerdedir, gücünü tek bir yerden alır: Emekten, insandan, sosyal adaletten, demokrasiden, özgürlükten, insan haklarından!
KIRKAĞAÇ EĞİTİM SEN İLÇE TEMSİLCİLİĞİ
HABER-FOTOĞRAF: HAKAN DEMİR(HABERTÜRK)
yine yeniden eğtim-sen