KIRKAĞAÇ HABER

EĞİTİM SEN'LİLER HÜKÜMETİ PROTESTO ETTİ(VİDEO)

SİYASET

Kırkağaç Eğitim Sen'liler grev kararı alarak yürüyüş yaptılar ve hükümetin zam teklifini protesto ettiler. İşte video görüntüleri.

“AKP ZAMMINI AL BAŞINA ÇAL”(VİDEO)

Grev kararı alan Eğitim Sen üyeleri iş bırakarak sabah 10:00’da Öğretmen Evinde toplanıp 12:30’da sloganlar atarak Cumhuriyet Meydanına geldiler. “AKP zammını al başına çal, Susma Sustukça sıra size gelecek” sloganlarıyla hükümetin verdiği zamı protesto ettiler. Cumhuriyet Meydanında Eğitim Sen’lilere emekli öğretmenler, CHP yönetim kurulu üyeleri ve bazı Eğitim Birsen’liler de destek verdiler. Kırkağaç Eğitim Sen İlçe Temsilcisi Mustafa Şen’in okuduğu basın açıklamasının ardından topluluk sloganlara dağıldılar. Mustafa Şen’in okuduğu basın açıklaması ve haberden Kirkagac.NET farkıyla video görüntüleri.  

Merhaba,
Haklarına, özgürlüklerine ve geleceklerine sahip çıkarak Türkiye’nin her yerinde alanları dolduranlar,
Merhaba
Hükümetin kapı kulları değil, taleplerine sahip çıkan emekçiler olduklarını haykıranlar,
Merhaba!
Grevsiz toplu sözleşme, toplu sözleşmesiz sendika olmaz diyenler,
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kamu emekçileri olarak, sadece kendisi için değil, insanca bir yaşamı hak eden herkes için grevdeyiz. Yine alanlarda omuz omuzayız.
Buradan Türkiye’nin her yerinde yüreği aydınlık bir gelecek için çarpan herkese selam gönderiyoruz.
“Bu sömürü düzenine itirazımız var” diyen, kamu emekçilerinin haklı taleplerini sahiplenen herkesi, KESK adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Hoş geldiniz.
Değerli Dostlar
Bugün kamu emekçileri olarak bizimle dalga geçenlere, 2012’nin Türkiye’sinde bizi hala kapı kulu olarak görenlere en iyi cevabı vermek için grev hakkımızı kullanıyoruz. “Grev hakkınız” yok tehditlerini boşa çıkaran yüz binlerce kamu emekçisi bugün tüm Türkiye’de hayatı durdurmuş durumda.

12 Eylül 2010 referandumu öncesinde kamu emekçilerine  “artık sizler de toplu sözleşme yapacaksınız, haklarınızı koruyacaksınız” diyenler, her zaman olduğu gibi sözlerinde durmamıştır. Referandum sürecinde “nikah masasında bile böylesine iştahla “EVET” demedik” diyenlerin kamu emekçilerinin karşısına çıkıp özür dilemesi gerekmektedir. 

Değerli Dostlar,
Sadece adı toplu sözleşme olan bu sistemin yürümeyeceği zaten başından belliydi.Grev hakkının olmadığı bir toplu pazarlık sistemi olur mu? İşverenin, çalışanına hangi konularda talepte bulanabileceğini belirlediği, son kararı kendisinin verdiği bir toplu pazarlık sistemi dünyanın neresinde var?

İşveren sadece sizi dinleyecek, hatta dinliyor gibi gözükecek. Sonra da “sana verdiğimle yetin daha fazlasını istemeye hakkın yok. Grev yapmaya da hakkın yok” diyecek. Uluslar arası hukuktan doğan anayasal hakkımız, Grev hakkımız, yasal güvence altına alınmayacak. Son söz 11 üyesinin 6 sı hükümet tarafından atanan Hakem Kuruluna verilecek. Buna da toplu pazarlık denilecek. Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir toplu pazarlık?

İşte sendikaları, kamu emekçilerini yok sayan bu sistemde başlatılan görüşmelerde hükümet dalga geçercesine 4,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye 2012 yılı için önce %3+3, 2013 yılı için %2+3 maaş zammı teklif etmiştir. Üstelik komisyon toplantılarında gündeme getirdiğimiz ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik sorunlara ilişkin hiçbir öneri sunmamış,  sendikaların tüm taleplerini görmezden gelmiştir.

Görüşmelerin son gününde sadaka teklifine birkaç kuruş daha ekleyen hükümet 2012 teklifini %3,5 + 4, 2013 teklifini de %3+3 olarak yenilemiştir. Günde ancak bir simit parasına denk gelen, maaşlarımızda aylık olarak ortalama 45-50 TL artış öngören teklifleriyle kamu emekçilerine, emeklilere verdikleri değeri bir kez daha göstermişlerdir.

Değerli Dostlar,

Milyonlarca insanla dalga geçen teklifini “bütçe olanakları bu kadar, mali disiplini bozamayız”  diyerek savunan hükümetin ileri sürdüğü hiçbir gerekçe kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.

 

Toplusözleşme görüşmeleri göstermiştir ki, ortada sadece sınıfsal bir tercih vardır. Hükümet tercihini kamu emekçilerinden, emeklilerden yana değil, bugüne kadar olduğu gibi sermayeden yana kullanmıştır. Son teşvik paketinde patronlara bir seferde 3 milyar TL teşvik paketi açıklanması bunun ispatıdır. İşsizlik sigortası fonundaki paraların patronlara aktarılması bunun ispatıdır.

AKP hükümeti, her zaman olduğu gibi, patronlara gelince “bonkör”, kamu emekçilerine gelince “cimri” olmayı sürdürmektedir. Her fırsatta ekonomik büyüme rakamları ile övünenlerin bu büyümden pay istediğimizde birden küçülmeleri bu yüzdendir.

Biz yıllardır emekçilerin, işçilerin talepleri karşısında “hepimiz aynı gemideyiz. Sizin taleplerinizi karşılarsak halk mağdur olur, gemi batar” masallarını duymaktan artık bıktık. Evet bazılarının gemicikleri olsa da aynı gemideyiz. Ancak bu gemide birileri özel kamaralarda lüks bir hayat sürerken, emekçilerin kazan dairesine kapatılmasına artık yeter diyoruz. Geminin yol almasını sağlayan, kazan dairesinde canhıraş çalışan emekçilerin geminin batmasıyla tehdit edilmesini kabul etmiyoruz.

Ya taleplerimizin karşılanması halinde halkın mağdur olacağını söylemelerine ne demek gerekir?  Kimdir bu halk?
Halk, bu ülkenin açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına uzak bir yaşama mahkum edilen kamu emekçileri değil midir?
Halk, yıllarca emeği sömürdükten sonra unutulan, sefalete itilen emekliler değil midir?
Halk, kar hırsı yüzünden gerekli önlemler alınmadan çalışmaya zorlandığı için binlercesi iş cinayetlerine kurban edilen, kıdem tazminatlarına bile göz konan işçiler değil midir?
Halk, açlık sınırının 1.050 TL olduğu koşullarda 751 TL’ik kölelik ücretinin reva görüldüğü milyonlarca asgari ücretli değil midir? 
Halk, yaşam alanları HES’lerle talan edilen, gübre, mazot parası bulamadığı için tarım yapamaz hale getirilen köylüler değil midir?
Halk, sırtına binen vergi yüküyle can çekişen küçük esnaf değil midir?
Bizce halk, toplumun %99’unu oluşturan bu kesimlerdir.
Değerli Dostlar,
Halka yabancı olanlara, halkı tanımayanlara sesleniyoruz. Halk biziz. Halk burada. Bu halk kendisini mağdur edenleri, yok sayanları biliyor. Yunanistan’da, İspanya’da, İtalya’da  olduğu gibi dünyanın her yerinde krizi halkların değil, halkları sömürenlerin yarattığını herkes biliyor.

Bakmayın bilmezden gelmelerine, halkın kim olduğunu onlar da çok iyi biliyorlar. Onların orta vadeli planları da uzun vadeli planları da halkı, emekçileri yan yana getirmemek üzerine kuruludur. Emekçilerin bir araya gelmesinden öylesine korkuyorlar ki; büyük usta Nazım Hikmetin dediği gibi;

Şafaktan korkuyorlar dostlar
Görmekten, duymaktan, dokunmaktan korkuyorlar.
Yağmurda çırılçıplak yıkanır gibi ağlamaktan,
Sımsıkı bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar.

Sevmekten korkuyorlar,
Tohumdan ve topraktan korkuyorlar.
Ne iskonto, ne komisyon, ne veda isteyen bir dost eli,
Sıcak bir kuş gibi, gelip konmamış ki avuçlarının içine.

Umuttan korkuyorlar 
Umuttan korkuyorlar dostlar umuttan,
Korkuyorlar, türkülerimizden korkuyorlar,

Şafaktan, sevmekten, türkülerimizden ve her şeyden önce umuttan korkanların bu korkusuna defalarca şahit olduk. Grevli toplu sözleşme, insanca bir yaşam talebiyle gerçekleştirdiğimiz 21 Aralık grevimizde o korkuyu gördük gözlerinde.

 

Temel eğitimi bile paralı hale getiren, ekonomiye ucuz işgücü sağlamak için çocuk işçiliğinin önünü açan,  kız çocuklarını eve hapsetmeyi amaçlayan 4+4+4 yasasına karşı 28-29 Mart eylemlerimizde ortalığı savaş alanına çevirenlerin gözünde aynı korku vardı.
Milyonların açlığa, yoksulluğa öfkesini haykırdığı 1 Mayıs’ta da hepimiz bir kez daha tanık olduk gözlerindeki o korkuya.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar korkarlarsa korksunlar, bugün Türkiye’nin dört bir yanında zulmün kayalarına vurmaya başlayan Grev dalgaları, emekçilerin birleşik gücünün önünü açıyor. Bugün grev önlüğü giyip halaya duranlar yarın tüm ülkeyi bayram yerine çevireceklerinin müjdesini veriyor.
“Çekin artık elinizi ekmeğimizden, aşımızdan” diyen milyonlar, önlerindeki her engeli kararlılıkla aşmaya hazırlanıyor. Bugüne kadar ortaya koyduğu mücadele ile milyonların taleplerini ve beklentilerini kararlılıkla savunan KESK, bu onurlu mücadelede yerini almaya hazırdır. 
Kamu emekçilerinin taleplerini ve iradelerini yok sayan, geleceğini ipotek altına almaya çalışanların oyununu bozmaya kararlıdır.

Bizlere tek teminatı şiddet, baskı ve daha fazla yoksulluk olanlara karşı bizim teminatımız fiili meşru mücadele geleneğimiz olmaya devam edecektir.
Tüm emekçileri, işçileri, halkımızı, yoksulluğun, sefaletin, baskıların karanlık dünyasına karşı mücadele içinde birleşmeye ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz.

YAŞASIN EMEKÇİLERİN BİRLEŞİK MÜCADELESİ!
YAŞASIN GREVLİ TOPLUSÖZLEŞME MÜCADELEMİZ!
YAŞASIN İNSANCA BİR YAŞAM MÜCADELEMİZ!.
İşte Kirkagac.NET farkıyla yürüyüşten ve basın açıklamasından video görüntüleri.

HABER-FOTOĞRAF-KAMERA: HAKAN DEMİR(HABERTÜRK)

TÜM FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN




TÜM FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN


*********

************

********
TÜM FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN



TÜM FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

**********

***********

********

Yorumlar (46)

diyarbakırlı 13 Yıl Önce

bu militanlara destek veren eğitim bir senlileri kınıyorum.yazıklar olsun

öğretmen 13 Yıl Önce

Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu yanlış yapmıstır.bir eğitim bir senli olarak artık bu sendikada yerim olmayacagını düşünüyorum.kınıyorum solcularla hareket eden zihniyeti

kırkağaçlıyız 13 Yıl Önce

sizden gelecek hayır Allahtan gelsin.bir öğretmen olarak eger sizin sayenizde maaşım artacaksa lanet olsun o paraya.

ersen 13 Yıl Önce

sessiz kalmamak gerek kim olursa olsun hakkını arayacaksın ersen-soma

duyarlı kız 13 Yıl Önce

duyarlı tüm öğretmenlerimize tesekkür ederim

DERVİŞAN 13 Yıl Önce

BU MEMLEKETTE BİR SÜRÜ İŞSİZ İNSANLAR VAR.... BİR EKMEĞE MUHTAÇ İNSANLAR HEPİNİZİN ALTINDA ARABASI--- MUTLU BİR YUVANIZ VAR---VE SONRADA PARA AZ GELİYOR DİYE AKP HÜKÜMETİ HAKKINDA KONUŞUYORSUNUZ...BEN AKP Lİ DEĞİLİM ONUN BUNLARI YAZMADIM....SİZE 5000 TL MAAŞ TA VERİLSE..AAZZZ GELİR GENE YETMEZ.....

ALPEREN 13 Yıl Önce

biz Türk Eğitim Sen olarak yapılması gerekeni yaptık ve protestolara katılmadık. çünkü eğitim senle aynı anda sokaklarda olamazdık.ama akpnin sendikası bile kendi partisine tepki gösterdi..ama biz Milliyetçiler herzaman bu vatan için üzerimize düşeni yaparız yaptıkta.iyiki Türk Eğitim sendeyiz..

gerçekçi 13 Yıl Önce

bir tek adem hoca eksik kalmıs.oda olsaydı eğitim senle el ele miting yapmıs olucakmısız be.helal olsun bizim eğitim birsene.ne güzel birlik beraberlik içerisindeyiz

hercai 13 Yıl Önce

ben eleşttrileri anlamıyorum.sonuçta önemli olan öğretmenlerin maaaşının yükselmesi evlerine ekmek götürmeleri değilmi.ben eğitim bir senli arkadasları özellikle kutluyorum helal olsun

SOSYALİST 13 Yıl Önce

YORUMLARA BAKIYORUM HAYRET EDİYORUM ORADA YÜRÜYEN EMEKÇİLERİN HANGİSİNİN ELİNDE TABANCA TAŞ SOPA VAR BEN ANLAMADIM HAK ARAMAK SESİNİ DUYURMAK İSTEMEK BU KADAR KÖTÜ BİŞİ ACABA EĞER SESİNİ DUYURMAK İSTİYEN MİLİTAN OLUYORSA BENDE BİR MİLİTANIM YA EĞER BU YORUMLARI YAPANLAR GERÇEKTEN KÜLTÜRLÜ BİR KİŞİYSELER ONLARA SADECE ACIRIM YAZIK...KENDİLERİNE YÜZDE 35 İ REVA GÖRENLER SANA YÜZDE 3 REVA GÖRÜYORSA VE BU HAK ARAYANLARA MİLİTAN GÖZÜYLE BAKIYORSAN SEN BİR ZAVALLISIN BENİM GÖZÜMDE YAZIKLAR OLSUN

SOSYALİST 13 Yıl Önce

HAKKINI ARAYMAYAN ZAVALLILAR SİZE SESLENİYORUM SİZ BİRZAVALLISINIZ YA

kırkağaçlı 13 Yıl Önce

Ey yiğit! Yazgıya bahane bulma. Yükleme kendi suçunu başkasına. Suçunu gör dönüp etrafında kendinin. Kendindendir, gölgenden değil çektiklerin. Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin? Ne ektin de ektiğini biçmedin? Davranışların ruhundan ve bedeninden doğar. Çocuğun gibi sonra gelir eteğinden tutar. Mevlana Kırkağaş'ta bir ilki gerçekleştiren bu yiğit insanları kutluyorum. Bütün kamu çalışanlarını böyle yürekli göreceğim günleri bekliyorum.

SOSYALİST 13 Yıl Önce

EY EFENDİLER HAKKINI ARAMAYAN CAHİLDİR ARATMAYAN İSE ZALİMDİR.(BÜYÜK ÖNDER ATATÜRKÜN BİR SÖZÜNDEN UYARLAMADIR)

alparslan1453 13 Yıl Önce

tüm sendikalar eylem halindeyken benim sendikam masada değil, söz sahibi değil diyerek senin başkanlığını yaptığın sendikanın üyelerini meydanlarda yalnız bırakman hiç yakışmadı. Senin başkanlığını yaptığın sendikanın genel başkanı eylemde polisten gaz yedi, şiddet gördü. Sen o koltuktan kalk arkadaşım senin yapabileceğin işler değil bunlar sendikacılık en başta yürek ister. ilk önce kendini değil üyelerini düşünmek cesaretini gösterebilmek ister. sen korkağın tekisin keyfin kaçmasın diye kimseyle sorun yaşamayayım diye etliye sütlüye karışmıyorsun dik bir duruşun yok sen o sendikaya değil başkan üye bile olmazsın DERHAL İSTİFA ET RAŞİT DEVECİOĞLU SADECE BAŞKANLIKTAN DEĞİL SENDİKA ÜYELİĞİNDEN DE İSTİFA ET Kİ YERİN BELLİ OLSUN!!!

eğpitimci 13 Yıl Önce

alperen rumuzlu arkadaş genel başkanınız dün neredeydi.siz ne dediğinizi bana göre bilmiyorsunuz.tür eğitimsenliler dün yurdun her bir köşesinde yürüdüler.siz heralde kırkağaç türk eğitimsen olarak yeni bağımsız bir sendika kurdunuz(!).allahını severseniz yazdıklarınız inanın çok komik.

RAHMİ OLCAY 13 Yıl Önce

SEVGİLİ RASŞİT HOCAM ÇOK GÜZEL SÖYLEDİNİZ..BÖYLE KİŞİLER BIRAKIN SENDİKA BAŞKANI OLMAYI SENDİKA ÜYESİ BİLE OLMAZ....

gerçekçi 13 Yıl Önce

Arkadaşlar hak arayanlar haklı ,sokaklarda protesto yürüyüşü yapan,hak ,adalet isteyen memurlar sizden daha kötü şartlarda ,sizin üçte bir ücrete çalışan emekç,ler ne olacak,onlar içinde sokaklarda eylem yapın,mustafa hocam bu işede bir el atıver,organize et onlarıda dök meydanlara.

demokrasi 13 Yıl Önce

arkadaşlar demokratik haklarını kullanmışlar saygı duymak lazım ama orada siyasetin ne işi var siyasiler karışmamalı bence daha samimi olur... siyasetçi mağduriyetler üzerinden siyaset yapacağına çözüm önerileri sunmalı

hülya 13 Yıl Önce

toplanmış oraya 10 kişi zırvalayıp duruyorlar.Sizin paranıza çalışacak binlerce kişi var çalışmayacaksınız bırakın yapacaklar gelir.daha konuşmasını bşle becermeyenler ortaya çıkmış.Ha mustafa şen bayram harlığını istemeyi unutmuşsun onuda iste hemen ama zaman geçiyor.Olmazsa gel ben bayram harçlığı veririm sizin üyelerinize

Doğru Söz 13 Yıl Önce

Bir arkadaşım demiş ki size 5000 de verilse yine istersiniz! Evet çok da doğru söylemiş! Çöpten ekmek toplayan insanların olduğu bir ülkede; açlıktan ölenlerin olduğu bir dünyada HAK ARAMA ADI ALTINDA DİLENCİLİK ayıptır ayıp!!! Bir insan önce haline durumuna bakacak; sonra kendinden katbekat daha zor şartlarda olan insanlara.. Ve haline şükredecek mutlu olacak.. Yok insan bunu yapamıyorsa yeryüzünde fazlalıktır zaten.. Şahsen ben orada yürümeye ve hak istiyorum diyipte dilencilik yapmaya UTANIRDIM! Ama görüyorum ki insanlarda utanacak, arlanacak yüz kalmamak bir yana baskın çıkar olmuşlar ''yavuz hırsız ev sahibini bastırır'' misali.. Şimdi bazıları zam istiyorum derken yetim hakkına talibim, öksüz hakkına talibim diyorlar aslında! Verin zammı ya gırtlaklarına kadar tepin, belki doyarlar gözünü toprak doyurasıca sendikacı bozuntuları!!!!!!!

Doğru Söz 13 Yıl Önce

Hülya hanım cep harçlığı vurgunuza bayıldım tebrikler!

Alayına İsyan 13 Yıl Önce

Yettiniz artık be! Protesto! Eylem! İsyan! Sizi kim protesto etsin ha! Size kim eylem çeksin! Size kim isyan etsin! Yettiniz artık be hakikaten yettiniz! Kabak tadı verdiniz artık! Kardeşim beğeniyorsan adam gibi yaşayacaksın bu ülkede! Yok beğenmiyorsan hangi sosyal ülkeye gideceksen defolup gideceksin! Yeter be! İnsanda biraz utanma duygusu olur ya! PES!!!

Haklısınız aslında! 13 Yıl Önce

Bakın Ak Parti konusunda hemfikiriz aslında! Ben de isyan ediyorum bu partiye! Kardeşim bunlara bu kadar da yüz, bu kadar da demokrasi verilmez ki! Bu kadar yüz verirsen işte böyle astarını da isterler! Çat çat çat çıkaracaksın kanunları yönetmelikleri, kararnameleri; kardeşim uyuyorsan buyur; yok beğenmiyorsan güle güle diyeceksin! Yok boykot hakkı, yok grev hakkı, yok şu hakkı, yok bu hakkı, vatana ihanet edenlerin İNSAN HAKKI!! Bu ne ya! Ah ulan ahhhh ahhhhhh!!!

kavun tarlası 13 Yıl Önce

bu ülkede ekmek parası bulamayanlar var diyenlere sesleniyorum. KESK bu insanların da insanca bir yaşam sürdürmeleri için onurlu mücadelesini yıllardır sürdürüyor ve bedeller ödüyor. sizin gibiler ise onları sadakaya muhtaç ediyor. milletvekili maaşlarına yüzde yüze yakın zam yapmayı planlayanların bu ülkedeki aç insanlardan haberi yok mu? ben sana asgari ücret 750 tl vereyim sen üç çocuk yap diyen başbakanı hangi vicdan kabul eder?

kavun tarlası 13 Yıl Önce

biz akpden yüz alacak kadar kıçlarının dibinde dolaşmıyoruz. akp bizden korksun. ne kadar demokrasi dışı icraatı varsa her zaman karşısında olacağız. bu sözleriniz sizin ne kadar korkak yalaka kişiliksiz olduğunuzu gösteriyor. demek ki en ufak baskıda bugüne kadar tırsıp geri çekildiniz. şimdi kıçınızı sağlama dayadınız atıp tutuyorsunuz. KESK yıllarca mücadelesini verirken korkmamıştır korkmayacaktır. Yıllarca baskı, zulüm görmüştür bedel ödemiştir ama insanca yaşanacak bir dünya için mücadelesinden vazgeçmemiştir.

Güneş'in Kızı 13 Yıl Önce

Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk. Kardeşçe yaşamayı... Aşğıdaki kin ve nefret dolu yorumları okuyunca,birilerinin istediği kindar toplum şimdiden oluştu mu ? demekten kendimi alamadım.Birbirimizi dinlemeyi, onları anlamayı öğrendiğimiz gün , kardeşçe yaşamayı da öğreneceğiz.

Doğrucu 13 Yıl Önce

İyi düşün, güzel hisset, yanılma, aldanma. Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma! MEVLANA Her ne kadar gözlerinizi kapasanız da,doğrularla yüzleşmek ne kadar acı olsa da KESK doğruları söylemeye ,sizleri bunlardan kaçamaz hale getirene kadar mücadele edecektir. Bizleri yerden yere vurmak için çırpınanlar doğrulardan asla kaçamayacaklardır.her eleştiriniz bize katkı sunacaktır. Saygılarımla...

Özgür 13 Yıl Önce

Akıllı insan, düşündüğü şeyi söylemez, fakat söyleyeceği her şeyi düşünerek söyler. ARISTOTELES Aşağıda KESK'li arkadaşlara saldıranlara tavsiyem ,(düşünebiliyorlarsa) önce biraz düşünmeleri sonra oturup yazmaları.Umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

"Barış" 13 Yıl Önce

Yorumların içinde haddini aşan ,karalama kampanyasına dönüştürülmeye çalışılan ,görünürde ise sadece "sahibinin sesi " zırvalamalar var.Bu zat-ı muhteremlere şunu hatırlatmakta fayda var. 1- demokrasi ile yönetildiğini iddia eden ülkelerde sendikalar,demokratik kitle örgütleri,meslek kuruluşlarıve üretici birlikleri ne kadar güçlü ve bağımsız olursa ,toplum kesimleri sorunlarını siyasal iktidara daha güçlü hissettirebilme gücüne sahip olurlar... 2-başta sendikalar olmak üzere,diğer kuruluşlarla birlikte ,her örgüt,temsil ettikleri kitlelerin haklarını koruma anlamında ,siyasal iktidarın keyfi ekopolitik tutumuna temsil ettikleri toplum kesimleri adına caydırıcı tutum sergilerler. 3-bunların içinde en caydırıcı olanı sendikalardır.temsil ettikleri kitleler adına yasalardan aldıkları güçle Grev hakkını kullanarak GREV hakkını kullanarak kitlelerin hakkını ararlar. Bunları algılayamayacak kadar içerikten yoksun,demokrasinin altyapısının nasıl oluştuğunu bilmeyenlere sözüm...ZIRVALAMAYIN

Mustafa Şen 13 Yıl Önce

Yorumlar ilgi ile izleniyor.Kadrolu(!)ve kadrosuz(!) olarak yapılan yazılı saldırılara gerekli yanıt verilecektir. Saygım; İnsan Varlığı İle Onuru İle Yaşama Adını Yazdırabilenlere...

Özgürlükçü Sosyalist 13 Yıl Önce

Öncelikle sözlerime grevde haklarını arayan militanların yanındayım diyerek başlamak istiyorum. @ALPEREN sana gelince, vatan size arkadan girse yarabbi şükür diyecek insanlarsınız, aslında asıl temel aldığınız şeyin vatan değil kendi kıçınız olduğu bir gerçektir. @Alayına isyan demişsin ki ya sev ya terk et bağlamında beğenmiyorsanız defolun diyerek kaliteni ortaya koymuşsun. Ama farkında değilsin ki aslında gitmesi gereken birlikte yaşamanın ve dayanışmanın, barışın ve kardeşliğin, bölücülük değil; birleştiriciliği önemseyen militanlar değil; ırk, din, dil ve düşünce bakımından bölücülük yapan senin gibi kafatası milliyetçileridir. @SOSYALİST ‘e katılıyorum güzel şeyler yazmış. @RAHMİ OLCAY Ben sana buradan Tayyiplik yapıp sen işine bak ilahini söyle demeyeceğim ama sen de kolay yolu bulup ilahi söylemekten başlayıp sistemin adamı olma yolunu seçmişsin akıllı adammışsın bravo sana. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” *Nazım Hikmet Ran

eğitimci 13 Yıl Önce

Bu ülkede 600.000.in üzerinde öğretmen var.Bu çok büyük bir güçtür normal şartlarda.Ama Türkiye'de hantal bir kalabalık gibidir. Nedeni ise bu eylemin yapılış şeklinden bile bellidir.Eğitimciler dünya görüşlerinden dolayı değişik sendikalara üyedir. Her ne hikmetse iktidarda kim varsa o dönemde benzer dünya görüşüne sahip sendikanın üye sayısı hızla artar.Sendikacılık aslında bütün eğitim çalışanlarının özlük haklarını iyileştirmek için mücadele sahasıdır. Farklı görüşlerin birbiriyle çatışma yeri değildir.Eğitim-Birli,Eğitim-Senli,Türk Eğitim Senli ve diğer sendika üyeleri.Herkes aynı maaşı almıyor mu? Sendika farklı olunca maaş farklı mı? Neden hep beraber yürünmez.Niye hep beraber basın açıklaması yapılmaz."Neden?Neden?Neden?Daracık yaparlar bu evleri" şarkısı aklıma geldi.Neden darız.Niye evrensel boyutlarda düşünemiyoruz.Neden her birimiz ayrı ayrı ama mantalite olarak aynı kalıplardayız.Saygılarımla.

sefa 13 Yıl Önce

Selam dostlar , tüm yorumları merak ve ilgiyle , bazılarını da dehşet içinde okudum . İnsanlık onurunun ayaklar altına alındığı , yüzlerce aydınımızın ,milletvekillerimizin tutsak edildiği , tüm medyanın baskı altına alındığı veya susturulduğu , milletin sadaka ve biat kültürünü kanıksadığı bu zor günlerde, 3 kuruşluk sadakayı kabul etmememizi garipseyen ve şükretmemiz gerektiğini vurgulayan arkadaşların da, haklı mücadelemiz sonunda aydınlık günlere kavuştuğumuzda elde edeceğimiz kazanımlardan sonuna kadar yararlanacağına eminim. Birgün herkesin gerçekleri tüm açıklığı ile görebileceği , sorgulayabileceği ve koşulsuzca biat etmekten vazgeçeceği günlere erişmek umuduyla... İzmir'de tek yürek olmuş onbinlerden , Kırkağaç'taki dostlarımızın yürekli eylemine selam olsun... Bu onurlu eylemi eleştirenlere de sormak istiyorum : "Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız.YA SİZ!"

kamil 13 Yıl Önce

işte bukdarsınız siz topu topu 15 kişi.sizi kim dinler .adamın biri almıs eline megafonu inleyip duruyor.millet ona gülüyor dalga geçiyor muhattap bile almıyor haberi yok. :)

Hak Arayan 13 Yıl Önce

Kamu çalışanlarıyla hükümet arasında “görüşmeler” tıkanınca, kamu çalışanları bir günlük grev yaptı. Başta eğitim iş kolunda olmak üzere, kamuda büyük destek gören grev için Kayseri’de tanık olduğum en kapsamlı eylem ifadesini çok rahat kullanabilirim. Eylemi izlerken, genç bir gazeteci arkadaşım, “Ağabey, dünya kadar para alıyorlar. Bugün benim izin günümdü onlar yüzünden işe geldim. Ben ne yapayım?” diye eylemci kamu çalışanlarına sitemini dile getirdi. O genç gazeteci arkadaşıma, yazılarımda, programlarda sıkça dile getirdiğim şekliyle, ‘Onlar senden çok alıyor diye sitem edeceğine, neden ben az alıyorum diye hak ara’ dedim. Bir başka değişle herkes sürünsün temennisinde bulunmak yerine; herkes daha iyisini hak ediyor diye mücadele etmek gerektiğini vurgulamaya çalıştım. Ancak ülkemizde, ikinci yol pek geçerli değil. İktidar da bunu çok iyi kullanıyor. Bakın yaklaşık 10 yıllık süre içinde hep bizi, bize kötü gösterdi. Doktorlar hak aradı, iktidardakiler iki yanlış örneği dilene dolayıp, bütün doktorları tü kaka etti; halktan da destek gördü. Öğretmenler sesini yükseltti, öğretmenlerin çalışma saatini gündeme taşıyıp, halkı öğretmenlere karşı doldurdu. Memur kadınları, bizzat başbakan örgü ören iş yapmayanlar olarak anlattı, halkımız alkışladı. İstediği gibi yazmayan gazetecileri hedef gösterdi, destek buldu. Bu süreci kimler yaşamadı ki; , asgari ücretliler, avukatlar, üniversitelerdeki profesörler… Yani bizleri tek tek ayırıp, aşağılayan bir üslupla hedef gösterdi ve halktın önemli bir bölümünden destek gördü. Peki, bu halk kimlerden oluşuyor. Öğretmenlerden, doktorlardan, memurlardan, işçilerden, esnaflardan yani bizlerden değil mi? Ama biz yaşadığımız bir olumsuz örnekten hareketi genelleyip, iktidarın ekmeğine yağ sürdük. Bu süreçte kim kazandı. Kendi 12 saat çalıştığı için 8 saat çalışanın hak talebini haksız bulanlar mı? Kendi asgari ücret alırken, yoksulluk sınırının üstünde ücret talep edeni, gözü doymaz diye kötüleyenler mi? Elbette hayır. Sadece iktidar kazandı. Kendileri söz konusu olunca, meclisi fazla mesai yaptıranlar, yaklaşık 6 aydır kamu çalışanlarını görmezden gelmelerinin nedeni de bundan başka bir şey değil. İşte bu sürecin sonunda kamu çalışanlarının hak arama mücadelesi gerçekten çok önemli. İki büyük konfederasyon tüm iş kollarında bu greve destek verirken, Memur Sen ise sadece eğitim iş kolunda greve katıldı. Neden mi? Çünkü öğretmenler, iktidara yakınlığını bir silah gibi kullanan ama hak arama mücadelesinde kendisini yalnız bırakan sendikaya, tabandan öyle bir tepki gösterdi ki, sendika son anda greve katılmak zorunda kaldı. Sonrasında da Eğitim Bir Sen’liler top yekun diğerlerine katıldı. Yani en başta olması gereken oldu. Şucu bucu, sağdan soldan ayrımını bir kenara bırakıp, hak arama mücadelesinde birlikte hareket etmek gerektiği yaşayarak gösterdiler.

İşinize Gelmese de Doğru Söz! 13 Yıl Önce

Bla Bla Bla! En güzel yaptığınız bu zaten laf salatası! Aydınlık günlermiş! Sen yazın ortasında yakar sıcakta, göz kamaştıran ışıkta ortaya çık ve haykır: Aydınlık günler gelecek diye! Millet size biyeriyle güler! Karnın tok mu, sağlığın yerinde mi, bir işin var çalışıyormusun.. ALLAH'tan belanı mı istiyorsun daha mutlu olmak için! Sağlıktan ötesi var mı şu dünyada.. Ayrıca biz kafatasçı değiliz! Biz Osmanlı geleneği, Osmanlı kültürüyüz.. Bunu sizin o küçük kafalarınız almaz tabi! Biz isyankar değil şükürcüyüz, kanaat ediciyiz.. Bazıları gibi yetim hakkına göz diken akbabalardan asla değiliz!!!

İşinize Gelmese de Doğru Söz! 13 Yıl Önce

Artık hakikaten de kabak tadı verdiniz şu canım ülkede.. Hazımsızlık had safhada! Size şiddetle sodayı tavsiye ederim.. Hazmı kolaylaştırır! Size düşman olan yok! Sizin iyiliğinizi isteyen var! Biz yaradılanı severiz YARADAN'dan ötürü.. Ayrıca sizin müslümanlığınıza da dil uzatacak halde değiliz.. Herkesin inanç hakkı saklıdır.. Ama öyle bir isyan ediyorsunuz ki insan deli oluyor.. Ya biraz elinizdeki avucunuzdakilere bakıp mutlu olmayı deneyin ya.. Biraz kanaat etmeyi deneyin ya.. Biraz etrafınızdaki yoksullara, fakirlere yardım etmeye, kol kanat germeye çalışın ya.. Unutmayın ki ortadaki pay sesi çok çıkana göre dağıtılırsa sesi çıkmayanlar aç kalır.. Biraz insaf, biraz düşünce.. Tek istediğimiz azıcık düşünmeniz..

Onuncu Köy 13 Yıl Önce

Kardeşim biz bu ülkede kavga, isyan, huzursuzluk, geçimsizlik, saygısızlık, edepsizlik, had bilmeme vs. vs. istemiyoruz! Biz bu ülkede huzur istiyoruz huzur.. İşte siz bu saçma sapan tavırlarınızla ve hak arama dediğiniz çığırtkanlıklarınızla toplumun huzurunu bozuyorsunuz.. Bi susun ya! Bi kafa ağrıtmayın! Sanıyormusunuz ki bu halinizle sempatiksiniz! Hayır sonuna kadar antipatiksiniz.. Hele sizin gibi düşünmeyenlere embesil gözüyle bakmanız yok mu delirtir adamı.. Kardeşim dünya görüşünüzü her zaman irdeleyin, değişimlere her zaman açık olun.. Dinozor devrinde kaldı artık sizin bu tavırlarınız.. ALAYANIZ GERİ KAFALISINIZ, ÖRÜMCEK KAFALISINIZ amerikanın sosyalist kuklaları!!!

"Barış" 13 Yıl Önce

Kralın Sofrasında Soytarı Olacağımıza, Halkın Kavgasında Eşkiya Oluruz...

Mustafa Şen 13 Yıl Önce

Başbakan Erdoğan'ın Öğretmen ve Memuru kıyaslayarak yaptığı açıklamadan sonra öğretmenlerden ortak açıklama geldi... 1) Bizler de diğer memurlar gibi masa başında oturarak iş yapacağız, ayakta ders anlatmak yok. 2) Görev başında ki memur nasıl çay kahve içiyorsa bizde ders anlatırken içmek istiyoruz. 3) 1 Yılda ortalama 1000 adet sınav kağıdını evde değil mesai saati içinde derste okuyacağız. 4) E-Okulla ilgili tüm işlemleri ders saati içinde yapacağız. 5) Velilerle ders saati dışında görüşmeyeceğiz. 6) ADEY ve RİDEF formlarını ders de dolduracağız. 7) Teneffüs aralarında öğrencilerimizin soru ve sorunlarıyla ilgilenmeyeceğiz. 8) Öğrencilerin ders kitabı ve müfredat dışındaki sorularına yanıt vermeyeceğiz. 9) Öğrencilerin disiplin sorunları bizi ilgilendirmez. 10) Öğrenciler kavga ettiğinde ayırmak yok, direk polisi arayacağız. 11) Yere düşüp dizi kanayan bir öğrenciye pansuman yapmak yok, hemen 112 yi arayacağız. 12) Anasınıfı öğretmenleri çocuklar çişini yaptıktan sonra tuvaleti yıkamayacak, çocukların pantolonunu çekmeyecek yada ayakkabılarını bağlamayacak. 13) Okul müdürleri para toplamayacak, ödenmeyen faturalar Allah'a emanet edilecek. 14) Köy okullarında soba yakmak yok, hangi memur soba yakıyor da biz yakacağız. 15) Gerçekten de 3 ay tatil yapıyormuşuz gibi bilip bilmeden konuşulmasın. Tamam tatil yapmayalım gönderin bakalım çocuklarınızı da eğitim yapalım, bakalım yazın eğitim nasıl oluyor muş. … .. Not: Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli, Sorunlarımıza Kalıcı Çözümler Üretmek İçin Çalışmalıdır! Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun “Başbakan Öğretmenlerin Emeğini Aşağılamaktan Vazgeçmeli, Sorunlarımıza Kalıcı Çözümler Üretmek İçin Çalışmalıdır!”başlıklı açıklama metnidir. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in göreve geldikten sonra yaptığı her konuşmada eğitim emekçilerinin emeğini aşağılayan, az çalıştıklarını, çok para aldıklarını ima eden suçlamalarına Başbakan da katıldı. Başbakan, “Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili 20 gün. Bu haksızlık değil mi?” şeklindeki açıklamasıyla, tıpkı Milli Eğitim Bakanı gibi eğitim emekçilerinin taleplerinden ve haklı mücadelesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, öğretmenlerle diğer kamu emekçilerini karşı karşıya getirmeye çalışarak “ucuz hesaplar” peşinde olduğunu göstermiştir. Başbakan'ı bu şekilde konuşmaya ve öğretmenlerin aldıkları ücreti tartışma konusu yapmaya iten en önemli neden 23 Mayıs grevinin yarattığı etki ve Hükümet cephesinde oluşturduğu tedirginliktir. 23 Mayıs grevinin ülke çapında etkili olması, özellikle eğitim işkolunda katılımın yüzde 100’e yakın gerçekleşmesinin ardından, greve ciddi bir katılım gösteren eğitim emekçilerini hedef alan açıklamalar yapılması manidardır. Başbakan’ın izinden giden Milli Eğitim Bakanı'nın daha önce Türkiye’de öğretmenlerin az çalıştığı yönündeki açıklamaları olmuştu. Bakan Bey, Türkiye’deki ilköğretim öğretmenlerin yıllık 870 saatlerini okulda geçirdiğini, bu rakamın OECD ortalamasının 312 saat altında olduğunu iddia etmiş ve öğretmenleri “az çalışmakla” suçlamıştı. Başbakan’ın öğretmenlerin aldıkları ücreti tartışma konusu yapması kabul edilebilir bir durum değildir. Başbakan'a hatırlatmak isteriz ki Türkiye’de öğretmenler sadece derslere girmemekte, bunun yanı sıra, özellikle son yıllarda yaygınlaşan Toplam Kalite Yönetimi, İlköğretim Kurumları Standartları uygulamaları, TEFBİS, ADEY, RİDEF vb. ek işlerin yanı sıra, yaklaşık 3600 anket sorusunu yanıtlamak, Bakanlığın ödenek ayırmadığı okullara bağış toplamak için kermes düzenlemek vb. gibi angarya işlerle ders dışı zamanlarda da yoğun bir mesai harcamaktadır. Tüm bu unsurları göz önüne alarak baktığımızda, Türkiye’de öğretmenlerin iş yükünün son derece ağır, harcadıkları emeğin karşısında aldıkları ücretin ise diğer OECD ülkelerine göre oldukça az olduğu görülmektedir. Türkiye’deki öğretmenler, diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları açısından oldukça geri durumdadır. OECD’nin son olarak açıkladığı Bir Bakışta Eğitim Raporu 2011’e göre Türkiye’de çalışan öğretmenler, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre çok daha fazla çalışmaktadır. Kaynak: OECD Bir Bakışta Eğitim 2011 Raporu, sayfa: 428. OECD üyesi ülkelerden seçilen 10 ülke arasında en yüksek çalışma saatlerine sahip olan ülke Türkiye’dir. Öğretmenlerin yıllık zorunlu çalışma saati Türkiye’de 1808 saat olarak hesaplanmıştır. Oysa bu kriter çerçevesinde Türkiye’nin de üyesi olduğu OECD ortalaması 1663 saattir. Türkiye’de öğretmenler, OECD ortalamasından her yıl 145 saat daha fazla çalışmakta, söz konusu fazla çalışmaya karşılık, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha düşük ücret almaktadır. Başbakanın eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını göz ardı ederek, yaptığı açıklama hükümetin eğitim emekçilerine hangi gözle baktığını göstermektedir. Bugün AKP’nin uyguladığı sermaye yanlısı politikalar nedeniyle eğitim emekçilerinin yüzde 80’i borçludur ve üçte ikisi geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalmaktadır. OECD ülkeleri içinde en düşük ücreti ülkemiz öğretmenleri almasına rağmen, Başbakan’ın sanki öğretmenler yüksek ücret alıyorlarmış gibi bir açıklama yapması anlaşılır değildir. Başbakan'ın Türkiye’de öğretmenlerin ve diğer kamu emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını bizlerden çok daha iyi bilmektedir. Başbakan şunu çok iyi bilmelidir ki eğitim emekçilerinin emeğine hakaret ederek, hükümet olarak yaptığı yanlışların üzerini örtemez.Kalan zamanda da ders işleriz artık. Saygım; Mesleki Onurunu Yaşatan Öğretmenlerime…

Doğru Söz 13 Yıl Önce

barış kral sofrasında soytarılık demişsin! Yani uzmanınız olan konuyu! Sizden ala taklacı yalaka mı var şu ülkede! Paşaların yıllar boyu yalakalığını, k.ç yalayacılığını yaptınız ve bu sayede her daim GİZLİ İKTİDAR oldunuz! KADROLAŞMANIN KRALINI yaptınız! Güldürme beni akıllı ol daa! Ama artık sizin gibi dinazorların devri bitti fosilleştiniz!!!

"Barış" 13 Yıl Önce

"Doğrusöz" rumuzlu arkadaşım niye alındın anlayamadım...bu şablona uyanlar alınır üzerine ancak... Bireylere sarfedilmiş bir söz değil bu...sadece genelleme...

Doğru Söz 13 Yıl Önce

Niye alınayım ki? Sadece yaptığın göndermeye gerekli cevabı yazdım.. Biz yüzsüz değiliz ki bize atılan bir lafı karşılıksız bırakalım Yarabbi şükür diyelim!

Doğru Söz 13 Yıl Önce

Belki bana inanmayacaksın ama hepinize acıyor ve üzülüyorum.. Buna emin ol.. Çünkü hayata at gözlükleriyle bakıyor, sizi uyaranlara ve doğru yola iletmek isteyenleri küçümsüyorsunuz.. Aklı başında bir Müslüman asla kimsenin kötülüğünü istemez.. Kimsenin olumsuzluğunu istemez.. Belki kızar, belki küser, belki kavga eder duygusal tepkiler verebilir belki ama asla karşısındakinin kötülüğünü istemez.. Bir müslüman için amaç her zaman üzüm yemektir; bağcıyla işi olmaz bunu bilin..

Umut Kocabaş 13 Yıl Önce

Kendilerine reva görülen onursuzca,yoksulca yaşamı reddedip en demokratik haklarını kullanıp,medenice protestolarını yapan tüm kamu emekçilerini saygıyla selamlıyorum. Bir hekim olarak ; Kırkağaç gibi düşünülmeyen,sorgulanmayan,eleştirilmeyen bir ilçede -15-20 kişide olsa- meslek onuruna sahip çıkıp bu yürüyüşü ve protestoyu gerçekleştiren tüm kamu emekçilerini kutluyorum!!!

Doğru Söz 13 Yıl Önce

Umut, demişsin ki ''kendilerine reva görülen ONURSUZCA YOKSULCA YAŞAMı''..... Onursuzca yaşam yoksulca yaşamak veya kıt kanaat geçinmek değildir! Onursuzca yaşam başkalarının parasına puluna göz dikmek; başkasının hakkına göz dikmek ve sizler gibi ''MODERN ÇAĞIN DİLENCİLERİ'' pardon ''HAK ARAYICILARI'' olmaktır!!!

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.